Marmara Depreminin Üzerinden 12 Yil Geçti.. Reviewed by Momizat on . Türkiye'de geçen yüzyilda meydana gelen en büyük afetlerden biri olan 17 Agustos 1999 Büyük Marmara Depreminin üzerinden 12 yil geçti.      Türkiye, 20. yüzyili Türkiye'de geçen yüzyilda meydana gelen en büyük afetlerden biri olan 17 Agustos 1999 Büyük Marmara Depreminin üzerinden 12 yil geçti.      Türkiye, 20. yüzyili Rating:

Marmara Depreminin Üzerinden 12 Yil Geçti..

Türkiye’de geçen yüzyilda meydana gelen en büyük afetlerden biri olan 17 Agustos 1999 Büyük Marmara Depreminin üzerinden 12 yil geçti.

     Türkiye, 20. yüzyilin basindan itibaren 227 hasar ve can kaybina yol açan büyük magnitüdlü deprem yasarken, bu depremlerde yaklasik 90 bin insan hayatini kaybetti, 550 bin konut yikildi ya da hasar gördü.

     Geçen yüzyilda ülkenin yasadigi en siddetli depremler 43 bin vatandasin kaybedildigi 1939 Erzincan depreminin ardindan 18 bin 253 vatandasin yasamini yitirdigi 17 agustos 1999 Büyük Marmara depremleri oldu.

     Büyük deprem afetinde yaklasik 123 bin ailenin yikik ve hasarli konutlari saptandi, depremin ardindan yaklasik 62 bin konut yaptirildi.

     17 Agustos 1999 büyük marmara depremleri Türkiye’de deprem konusunda bir milad oldu.

     Bu tarihten sonra kayiplari azaltacak önlemler ciddi olarak ele alinirken, 2009’da faaliyete geçen afad kapsaminda hazirlanan Türkiye’nin ilk ”Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Plani-2023” belgesinin 17 Agustos’ta kamuoyuna açiklanmasi bekleniyor.    

     Basbakanlik Afet ve Acil Durum Yönetimi Baskanligi (AFAD) Deprem Dairesi Baskani Dr. Murat Nurlu, Türkiye’nin jeolojik, jeomorfolojik ve iklim özelliklerinden dolayi oldukça sik afet olaylariyla karsi karsiya kaldigini ifade etti.

     Genel bir degerlendirmeye göre, yarattigi hasarlar ve can kayiplari açisindan Türkiye’deki dogal afetlerde yüzde 61 orani ile en çok depremin etki yarattigini anlatan Nurlu, bunu yüzde 15 ile heyelan, yüzde ile 14 taskin ve yüzde 10 ile de diger afet türlerinin izledigini belirtti.

     1900 ile 2010 yillari arasinda Türkiye’de 227 hasar ve can kaybina yol açan büyük magnitüdlü deprem meydana geldigini bildiren Nurlu, bu depremlerde yaklasik 90 bin insanin hayatini kaybettigini, 550 bin konutun yikildigini veya agir hasar gördügünü kaydetti.

     Depremler sonucunda yasanan en büyük can kayiplarinin 43 bin 319 vatandasin yasamini yitirdigi 1939 Erzincan depremi ile 18 bin 253 vatandasin yasamini yitirdigi 1999 Büyük Marmara depremleri oldugunu ifade eden Nurlu, Marmara depremiyle ilgili söyle konustu:

     17 Agustos 1999 depreminden sonra yasanan afet olayinda yaklasik 123 bin ailenin yikik-agir hasarli ve orta hasarli olmak üzere konutlari saptanarak hak sahibi olarak belirlenmistir. Depremden sonraki yillarda yaklasik 62 bin konut yaptirilmis ve hak sahiplerine teslim edilmistir. Bu kadar büyük bir depremin yarattigi etkinin en kisa sürede hayatin normale dönülmesiyle çözülmesi aslinda ülkemiz için bir basari sayilmalidir.Her ne olursa olsun böyle büyük hasar yapici depremler meydana geldigi ülkelerde aci bir ders birakmaktadir. Bunun örneklerini diger ülkelerde yakin zamanlarda görmüs bulunmaktayiz.

     ”17 Agustos 1999 Büyük Marmara depremlerinin Türkiye’de deprem konusunda bir milad olmustur” diye konusan Nurlu, ülkenin afetler konusunda koordinasyonda yasadigi eksiklikten yola çikilarak 17 Haziran 2009’da 5902 sayili yasa ile AFAD’in kuruldugunu, 17 Aralik 2009 tarihinde de AFAD’in faaliyete geçtigini bildirdi.

     17 Aralik 2009 günü faaliyete geçen AFAD Baskanligi ile koordinasyon ve yetki alanlarinda önemli bir eksikligin giderildigine isaret eden Nurlu, ”Güncel gelismelerin öngördügü kapsamda, ülke kosullarina uygun, planlama ve koordinasyon görevlerini üstlenecek bir kurulusumuzu toplumun hizmetine sunulmustur” diye konustu.

     5902 sayili yasa ile hedefleneni, afet yönetiminin tüm paydaslarini olabildigince sürece dahil etmek, faaliyetleri tek bir çati altinda toplamak ve yerel yönetimlerin afet yönetimindeki rolünü arttirmak olarak özetleyen Nurlu, 1939 Büyük Erzincan Depreminden sonra ilk yasal düzenlemelerin yapildigini, bundan 20 yil kadar sonra da 1958 ve 1959 yillarinda çikarilan Sivil Savunma ve Afetler Yasalari ile afet yönetimi konusunda yeni bir dönemin basladigini söyledi.

     Bu yasalardan 50 yil sonra, afet yönetimi tarihinde çok daha önemli bir asamanin gerçeklestigini belirten Nurlu, afet ve acil durumlarin yarattigi riskin ciddiyet ve öneminin bilincinde olarak hükümetin afetlerle ilgili temel politika, misyon ve vizyonunu yeniden sekillendirmeyi hedefledigini vurguladi.

     AFAD Baskanligi’nin henüz 2 senelik bir kurum olmasina karsin afet olaylarina büyük bir ciddiyetle yaklastigini söyleyen Nurlu, olusturulan ”Türkiye Afet Risklerinin Azaltilmasi Platformu”nun da kurularak Türkiye’nin deprem gerçeginden hareket ederek ”Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Plani-2023 (UDSEP-2023)” belgesinin hazirlandigini bildirdi.

     ”Türkiye’de, basta depremler olmak üzere tüm afetlerin yarattigi zararlarin temelinde benzer sorunlar yatmaktadir. Kentlerin planlamasindaki yapi ve alt yapi yapmaya ve bunlarin denetimi ile ilgili zincirde yanlisliklar-aksamalar-kopukluk-gevseklik ne derseniz deyin temel sorunumuzdur.

     Bu süreci kalkinma planlarina kadar uzatan bir anlayisla çalisamazsak sonuç almamiz mümkün görünmüyor. Bunun bilincinde olan AFAD Baskanligi kuruldugu andan itibaren afet yönetimi sürecinin tüm aktörleri ile bir arada olmak konusunda özel çaba sarf etmekte,

     Deprem Danisma kurulunda bir araya gelen uzmanlarimizdan en üst düzeyde yararlanmaya çalisirken bu alanda çok degerli çalismalar yapan üniversitelerimizle ikili ve çoklu iliskiler içinde olmaktadir. Medyanin bu alandaki öneminin bilinciyle düzenlenen çalistaylarla medyayla bilgi paylasimi ve egitim alaninda neler yapabiliriz konusunu tartisilmakta, sivil toplum örgütlerinin son on iki yil içinde gösterdikleri güçlü gelisim çizgisini sistemin içine entegre edilmesine çaba gösterilmektedir. Özel sektörün kapasitesinden içerde ve disarida yararlanirken afet olayinda en temel unsurun insan oldugunu hiç unutmamak gerekir.”

© 2015 NESAR Bilgi İşlem

Scroll to top