Saros Körfezi’nde 5.3’lük deprem Reviewed by Momizat on . Saros körfezi sabaha karsi 5.3'lük bir depremle sarsildi.Deprem bölge illerinin yanisira istanbul'da da hissedildi. Can ve mal kaybi yok. Panige kapilip evlerin Saros körfezi sabaha karsi 5.3'lük bir depremle sarsildi.Deprem bölge illerinin yanisira istanbul'da da hissedildi. Can ve mal kaybi yok. Panige kapilip evlerin Rating:

Saros Körfezi’nde 5.3’lük deprem

Saros körfezi sabaha karsi 5.3’lük bir depremle sarsildi.Deprem bölge illerinin yanisira istanbul’da da hissedildi. Can ve mal kaybi yok. Panige kapilip evlerini terkedenler ikinci bir deprem olabilir endisesiyle uzun süre disarda beklediler.

Saat 04.51’de meydana gelen deprem, çevre illerde de hissedildi.

Yetkililer su ana kadar can ve mal kaybina yönelik bilgi ulasmadigini bildirdi.

Telsiz anonslariyla uyarilan Çanakkale Emniyet Müdürlügüne bagli ekipler, tüm cadde ve sokaklari gezdi. Yapilan kontrollerde, herhangi bir olumsuzluga rastlanmadi.

Depremin ardindan, evlerinden disari çikan vatandaslar, yeni bir sarsinti ihtimaline karsi, sokaklarda ve açik alanlarda bekliyor. Bazi vatandaslar, isinmak için ates yakti.

Artçi depremler…

Basbakanlik Afet ve Acil Durum Yönetimi Baskanligi Deprem Dairesi Baskanligindan yapilan yazili açiklamada da, Saros Körfezi’ndeki 5.3’lük ana soktan sonra ilk 2 saatte büyüklükleri 2.4-2.8 arasinda degisen iki artçi depremin kaydedildigi belirtildi.

Ana sok ve daha sonra meydana gelen depremlerin Çanakkale’nin kuzey batisindaki Saros Fayi ile iliskilendirildigi kaydedilen açiklamada, bu fayin 42 kilometre uzunlukta oldugu ifade edildi.

Depremin Çanakkale ve ilçelerinde kuvvetli hissedildigi belirtilen açiklamada, “Ilk belirlemelere göre hasar ve can kaybi meydana gelmemistir. Deprem, Tekirdag ve ilçeleri, Istanbul, Izmir, Balikesir illerinde de hissedilmistir” denildi.

Açiklamada, bölgede en son hasar yapan depremlerle ilgili su bilgiler yer aldi:

“1912’de, 7.2, 6.3, 6.8 büyüklügündeki Sarköy-Mürefte depremleri, 1953’te 7.2 büyüklügündeki Yenice-Gönen, 1972’de 5.0 büyüklügündeki Ezine, 1975’te 5.5 büyüklügünde Gelibolu ve 1983’te 5.4 büyüklügünde Biga depremlerinin ciddi tahribatlara neden oldugu görülmektedir, bu faylarda bu tür depremlerin olmasi normaldir.”

“Gelibolu ve Biga yarimadalari aktif faylar barindiriyor”

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Mimarlik Mühendislik Fakültesi Jeofizik Bölümü ögretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Tolga Bekler, Gelibolu ve Biga Yarimadalarinin aktif ve büyük deprem üretme potansiyeline sahip faylar barindirdigini bildirdi.

Bekler, depremin Saros ile Gaziköy arasinda olustugunu belirterek, saat 04:51’de yasanan 5.3 büyüklügündeki depremin orta büyüklükte bir deprem oldugunu söyledi.

Çanakkale sehir merkezine yaklasik 25 kilometre uzaklikta olan depremin, betonarme yapilarda hasar yapici etkisinin bulunmadigini ifade eden Bekler, depremin, Kuzey Anadolu Fayi olarak bilinen yanal atimli fay zonunun Saros Körfezi’ndeki uzaniminda ve Saroz ile Gaziköy fayinda meydana geldigini kaydetti.

Bekler, bu fayin literatürde bilinen uzunlugunun 50 kilometre oldugunu, bu uzunluktaki bir kirikta beklenen depremin büyüklügünün en fazla 7.1 olacagina dikkat çekti.

Çanakkale ve yakin çevresi için yapilan deprem risk analizi konulu yüksek lisans tez çalismasinda, bu bölge ve Biga Yarimadasinin inceledigini vurgulayan Bekler, “Gerek Gelibolu ve gerekse Biga Yarimadalari aktif ve büyük deprem
üretme potansiyeline sahip faylar barindirmaktadir” dedi.

Bölgede 1953 yilinda Yenice’de meydana gelen 7.2 büyüklügündeki depremin ardindan önemli ve ciddi hasar yapan deprem olmadigini animsatan Bekler, söyle konustu:

“1-3 Kasim 2010 tarihleri arasinda Çan-Etili arasinda büyüklügü 2.5 ile 3.0 olan 30’a yakin deprem olmasi bölgenin sismik aktivitesini anlamak için önemlidir. Yapilan çalismalarda yüksek risk bölgeleri belirlenmis, bölgemiz de bu
açidan risk bölgesi içindedir. Risk çalismalarindan bu bölgelerin hasar yapici büyük deprem olusumu dönüs periyotunun, 60 ile 109 yil arasi oldugu hesaplanmistir.

Öte yandan Çanakkale’nin yerlesim alaninin yapi stokunun genelde alüvyon olarak bildigimiz gevsek birimler üstüne oldugu gerçegi, bu yapilarin ne denli risk altinda oldugunun göstergesidir. Çanakkale merkezi ve yakin çevresinin zemin durumu jeofizik mühendisligi bölümü yürütücülügündeki Bilimsel Arastirma Projeleri kapsaminda incelenmistir. Çanakkale ve çevresinin zemin ve yer hareketleri için daha kapsamli bir çalisma yapilmasi, gelecekte sehrin gelisimi, sanayi merkezlerinin belirlenmesi, imar alanlari ve önemli mühendislik yapilarin projelendirilmesi asamasinda son derece önemlidir.”

© 2015 NESAR Bilgi İşlem

Scroll to top